19/7/2009 · Kategori: KARIYER VE ISDUNYASI

Öğrenci kulüplerinde aktif çalış, işi kap

Üniversite kulüplerinin önemi her geçen gün artıyor. Bu kulüplerde çalışan öğrenciler, iş görüşmelerine bir adım önde başlıyor


Türkiye’nin en büyük üniversite portallarından biri olan Uniaktivite.net tarafından düzenlenen En Aktif Kulüp Yarışması’nın sonuçları açıklandı. 350 üniversite kulübünün başvuru yaptığı yarışmada, finale kalan 60 kulüp arasında ODTÜ, Yıldız Teknik ve Selçuk üniversitelerinin ağırlıkta olduğu gözlenirken Boğaziçi, Uludağ, Bilkent ve Süleyman Demirel üniversitelerinin performansları da dikkat çekti. İTÜ Arıteknokent’te yapılan ödül töreninde birincilikleri İstanbul ve Ankara üniversiteleri arasında paylaşıldı. İkincilik ve üçüncülük ödülleri de Anadolu üniversitelerinin oldu.
 
Büyük çekişmelerin yaşandığı “İş ve kariyer” kategorisinde ise ODTÜ İşletme Topluluğu birinci, Yıldız Teknik Üniversitesi Kalite ve Verimlilik Kulübü ikinci, Uludağ Üniversitesi İnsan Kaynakları Topluluğu da üçüncü sırada yer aldı. Bu kategorideki kulüpler yurt çapında diğer kulüpler ile yarışırken kendi içlerinde de kıran kırana mücadele ettiler. Üyelerine iş bulma ve staj imkanı sağlama konusunda iddialı olduklarını belirten kulüp temsilcileri, düzenledikleri etkinliklerle de iş dünyası ile öğrencileri bir araya getiriyorlar.  

Temsilciler bilinçli

Dokuz Eylül Üniversitesi Kariyer ve Yönetim Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Önder Boynudelik, kulüpte yoğun bir çalışma dönemi geçiren üyelerinin mezun olduktan sonra iş bulma potansiyelinin oldukça yüksek olduğu iddiasında. Boynudelik, “Kulübün kurucusu Özgür Camkıran Londra’da JJ Fast Food’un İK Müdürü, üyelerimizden Murat Kızıltan Mercedes - Benz Türkiye Satış Pazar Araştırmacısı, Uğur Alkın Tekstilbank Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda çalışıyor” diyor.

50’si aktif toplam 200 kişilik bir ekipleri olduğunu söyleyen Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Şevket Barut da organizasyonlarına katılan öğrencilerin yaklaşık yüzde 60’ının daha mezun olmadan çalışacakları yerlerle iletişim kurduklarını ve iş alım sürecini başlattıklarını belirtiyor.

Kariyer günlerinde İK yöneticileriyle iyi ilişkiler kurduklarını belirten Uludağ Üniversitesi İK Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Mert Çelik ise öğrenci oluşumlarında amatör ruhla profesyonel işler çıkarmanın keyfine vardıklarını söylüyor. “Hata yapmaktan korkmuyoruz ve rahat bir ortamda kendimizi geliştirme fırsatı buluyoruz” diyen Çelik, güvenlerinin de arttığını dile getiriyor.

İş dünyası öğrencileri destekliyor

Üniversite kulüpleri tarafından yıl içinde organize edilen etkinliklere katılan şirket temsilcileri de öğrencilerin kulüplerdeki çalışmasının önemli olduğuna inanıyor. İşe alımlarda kişinin eğitim başarısı, yetenekleri, kişisel hedefleri, şirket kültürüne uyumu ve deneyimleri gibi birçok etkeni dikkate aldıklarını söyleyen Turkcell Çalışan İlişkileri Yönetimi Bölüm Başkanı Meltem Kalender, “Öğrenci kulüplerinde sorumluluk alan kişiler zaman zaman farklı beceri ve deneyimleriyle ön plana çıkabiliyorlar” diyor ve ekliyor: “Üniversite kulüplerinde çalışmış gençlerin ilişki geliştirme, olaylara farklı açılardan bakabilme, takım çalışması, yenilikçi proje geliştirme ve liderlik  konularında daha başarılı olduğunu düşünüyorum.”

İşe alım pastasının büyük bir bölümünün yönetici adaylarının (Management Trainee) oluşturduğunu dile getiren Unilever Türkiye  İnsan Kaynaklarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Lennard Boogaard ise üniversite öğrencilerinin işveren markalarının hedef kitlesi, kampusların da en temel mecraları olduğunu belirtiyor. “En inandığımız aktivitelere, öğrencilerden gelen görüşler ve geribildirimler sonucu yapmaya karar veriyoruz. Bu strateji doğrultusunda da öğrenci kulüpleri bizim iş ortaklarımız oluyor” diyor. 

KULÜP BAŞKANLARI ANLATIYOR!

Onur ÖZTÜRK / Uludağ Üniversitesi İktisat Topluluğu Yürütme Kur. Bşk. Yrd.

"Mezun olmadan iş buluyoruz"

Birçok arkadaşımız iş dünyası ile kurmuş olduğumuz yakın temas sayesinde nerede çalışacaklarını bilerek mezun oluyorlar. İş bulmanın yanı sıra aramızdan kendi işinin temellerini atan mezun patronlar da çıkıyor. Zaten önemli olan bizim gibi genç bireylerin iyi bir girişimci olarak hayata atılmaları. Bunun bilincinde olan mezunlarımız bu düşüncenin daha iyi bir temele oturması için Genç Girişimciler Akademisi adı altında bir Avrupa Birliği projesi hazırladılar ve 80 bin Euro’luk bir hibe kazandılar. 100 arkadaşımız bu projeyle birlikte eğitildi ve yurtdışında staj imkanına kavuştu.

Burak SEMERCİOĞLU / Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Kulübü Genel Koord.

"İşadamları, üniversitelere sıcak bakıyor"

Kulübümüzü, iş dünyasıyla yakınlaştırmak adına bu yıl bir proje başlattık. “Deneyimli Endüstri Mühendisleri” adında toplam sekiz hafta ve dokuz konuşmacıdan oluşan seminerler dizisinde, üniversitemizde öğrenim görmüş ve iş dünyasına atılmış kişileri konuk edip, tecrübelerini paylaşmalarını istedik. Bu sayede konuk ettiğimiz iş adamlarının şirketlerini de yakından tanıdık. Seminerlerden oldukça memnun ayrılan konuşmacılarımız, katılımcılar arasından bir proje takımı oluşturulup kendi fabrikalarında görevler verebileceklerini ve staj gibi konularda bizlere öncelik tanıyacaklarını söylediler.

Gülşah USLU / Anadolu Üniversitesi Marketing Anadolu Kulübü Başkan Yrd.

"İş dünyasının demosuyuz"

Kulübün tüm üyeleri ilk önce “organizasyon ve ekip çalışması nasıl yapılır, bir aksilik veya kriz ortamında nasıl çözümler bulunur” konularını öğreniyor. Yıl içinde yaptığımız iki büyük organizasyon “Sıfırın altında marketing” ve “Kampusta marketing” de iki gün sürüyor ve konuşmacılarımız gün boyunca sadece sahnede değil, kahve aralarınızda da bizimle beraber oluyorlar. Bu molalarda hepsiyle sohbet etme ve özgeçmişlerimizi onlara bizzat verme şansını yakalıyoruz. Ayrıca iş dünyasında bizleri nelerin beklediği konusunda bütün sorularımızı sorarak fikir sahibi olabiliyoruz.

Başak BAKIR /  ODTÜ İşletme Topluluğu Yön. Kur. Başkanı 

"Tecrübe ediniyoruz"

Topluluğumuzun profesyonel hayatın bir simülasyonu olduğunu düşünüyoruz. Düzenlediğimiz aktivitelerde görev alan öğrenciler organizasyonun her aşamasında neler yapıldığını gözlemleme ve aktif olarak görev alma şansına sahip oluyor. Bu sayede de birçok alanda kendilerini geliştirme fırsatı yakalıyorlar. Öğrenciler, üst düzey isimlerle bire bir görüşürken ve onları aktivitemize katılmaları için ikna etmeye çalışırken konuşma ve ikna kabiliyetlerini geliştirme fırsatı buluyorlar. Ayrıca aktiviteler esnasında çıkabilen kriz anlarında da anında karar vermek ya da insiyatif alabilmek gibi iş hayatında kendilerine çok lazım olacak birçok özelliklerini geliştirebiliyorlar.

Selçuk BAYMAZ / Ankara Üniversitesi Mülkiye Kamu Çalışma Topluluğu Bşk.

"Aktif çalışıyoruz"

Topluluk olarak 2008 - 2009 eğitim öğretim sezonunda 160 öğrenciye kamu kurum ve kuruluşlarında staj imkanı sağladık. Her biri dörder gün süren İstanbul ve Muğla gezilerimizde farklı alanlarda çalışan mülki amirler ile öğrencileri bir araya getirdik. İş dünyası ile gerçekleştirilen sıkı ilişkiler ve yapılan ortak çalışmalarla öğrenciler sektörleri daha iyi tanıyarak önemli bir deneyim kazanıyorlar. Bu da iş hayatına daha çabuk adapte olmalarını sağlıyor.

Hande BAKANOĞULLARI / ODTÜ Verimlilik Topluluğu Halkla İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kur. Üyesi 

"Hızlı ve doğru karar vermek önemli"

Yüze yakın aktif üyemizin olduğu topluluğumuzda, “Yönetim ve mühendislik günleri” ve “Çözüm sende!” adlı ulusal çapta katılım aldığımız organizasyonlar düzenliyoruz. Üyelerimiz de zamanla organizasyon yapmak, doğru iletişim kurmak, insiyatif alabilme, iş bitiricilik, çabuk ama doğru karar verebilme yetilerini kazanıyorlar. Bu sebeplerden dolayı da kulüpten yolu geçen arkadaşların iş bulma konusunda daha şanslı olduklarına inanıyorum. 

YARIŞMA SONUÇLARI

İş ve Kariyer Kategorisi

1- Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Topluluğu
2- Yıldız Teknik Üniversitesi Kalite ve Verimlilik Kulübü
3- Uludağ Üniversitesi İnsan Kaynakları Topluluğu

Spor Kategorisi

1-Bilkent Üniversitesi Bilkentli Aslanlar Kulübü
2-Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sualtı Sporları Topluluğu
3- Dumlupınar Üniversitesi  Dağcılık Kulübü 

Sanat Kategorisi

1- Selçuk Üniversitesi YardımlaşaRock ve Kültür Topluluğu  
2-Yeditepe Üniversitesi Tiyatro kulübü
3- Yıldız Teknik Üniversitesi Dans Kulübü

Düşünce ve Genel Kültür Kategorisi

1- Başkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası ilişkiler Topluluğu
2- Süleyman Demirel Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Topluluğu  
3- Selçuk Üniversitesi Gümüşkepçe Öğrenci Topluluğu

Sosyal Sorumluluk Kategorisi

1- Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü
2- Abant İzzet Baysal Üniversitesi Özel Eğitim Topluluğu 
3- Doğu Akdeniz Üniversitesi Arama ve Kurtarma Topluluğu

Bilim ve Teknoloji Kategorisi

1- Yıldız Teknik Üniversitesi IEEE Kulübü
2- Sabancı Üniversitesi Robot Kulübü
3- Bilkent Üniversitesi IEEE Öğrenci Kolu

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

5/6/2009 · Kategori: KARIYER VE ISDUNYASI

İşinizi kaybedince yapmanız gereken 10 madde

İşinizi kaybedince yapmanız gereken 10 madde
İşinizi kaybetmeyi, kendinizi yeniden keşfetmek için elinize geçen bir fırsat gibi görebilirsiniz. İşinizi kaybettiğinizde ilk bir ay şüphesiz korku, endişe ve tahammülsüzlük gibi duygularla boğuşacaksınız.

Kendinizi gözden geçirmenin önemi, tanıdığınız kişilerin iş ilişkileri ve hatta her zaman denemek istediğiniz hobilerinize başlama konusunda ilgili uzmanların görüşlerini dinleyebilirsiniz.

Readers and Digest dergisinde yer alan haberde, "İlk 30 Gün: Kolayca Değişiklik Yapma Rehberiniz" isimli kitabın yazarı Ariane de Bonvoisin, işinizi kaybetmeyle başa çıkmanız için bazı tavsiyeleri sizlerle paylaşıyor:

1. Bir sonraki adımınızı hesaplamak için kendinize biraz zaman verin. Bu birkaç saat değil, haftalar anlamına geliyor. İşten çıkınca biraz şaşıracaksınız. Ancak, bununla başa çıkmak için biraz bekleyin. Hazır olduğunuzda, opsiyonlarınızı açık tutun. Bu her zaman denemek istediğiniz yeni bir sahayı keşfetmek için iyi bir zamanlama olabilir.

2. Bir sonraki işiniz geçici olabilir. İster tam, ister yarı zamanlı olsun, işinizi sevin. Her deneyim değerlidir ve bunun nerede yol göstereceğini bilemezsiniz. Kalıcı olarak yeni bir pozisyon bulana kadar, bütçenize nakit akışı sağlamak için serbest ya da yarı zamanlı bir işte çalışabilirsiniz.

3. İş değil, şirketleri araştırın, başvuru şeklinizi değiştirin. Misyonu ve değerleri olan şirketler bulun. İş verenler, şirket için tutkusu olan adaylarla daha çok ilgileniyorlar. Özgeçmişinizin ve kapak yazınızın tek olmadığını hatırlayın. Tek bir pozisyon için rekabet eden çok fazla insan bulunuyor. Özgeçmişinizde ve sosyal ağ sayfalarınızda, yeni yetenekler ve kendinizi pazarlama yolları bulmalısınız. Çeşitli sosyal paylaşım sitelerindeki profiliniz sizi aranan kişi haline getirmeli, ayrıca kendiniz için Google'a da bakmayı unutmayın.

4. Belki bir tatile gidebilirsiniz. Son çalıştığınız yerde, muhtemelen tatil için zamanınız yoktu. Farklı bakış açıları elde etmek için işsizlik size bir şans olarak verilmiş olabilir. Boş zamanlarda kitap okuyun, uyuyun, daha önce yapmadığınız şeyleri yapın. İşe girince bu zamanları özleyeceksiniz.

5. Halen varken sağlık sigortanızı kullanın. Check up'tan geçin, dişhekimine gidin. Rüyalarınızın işini bulmak için bol enerjiye ihtiyacınız olacak. Yemeklerinizi güzelce yiyin, spor yapın.

6. İş kaybının yol açtığı iyi şeylerin de farkına varın. Bunları bir kağıda yazın. Sonunda, muhtemelen iş kaybının iyi bir şey olduğu ortaya çıkacak.

7. İş kaybınızı yeniden tartışmayın, bunun için birini ya da bir şeyleri sorumlu tutmayın, bunu karşınızdakini bıktırana kadar herkese anlatmayın. Suçlamak, asla başarıya ulaştırmaz. Her başarılı insan bazı dönemlerde işini kaybedebilir. Utanmak, gurur meselesi yapmak yerine, yaşamınızdaki bu değişiklik sizi daha güçlü yapmalı.

8. Her zaman olanları pozitif tasarlayın ve hep olumlu şeyler düşünün. İyimser insanlar, her zaman bu değişikliği diğerlerinden daha iyi kullanır.

9. İşsizliğe tahammül etmek daha çok acı verebilir. Bazen, niçin çıkarıldığını bilirsin, bazen ise bilemezsin. Bunu anlamak için vaktini harcama. Hissettiğin herşey için olgun davran. Gerçek ve hayal arasındaki farkı gör (gerçek işini kaybettin, hayal asla başka bir iş bulamayacaksın). İç sesine bir dakika kulak ve ne dediğini dinle. En iyi fikirler yeterince sakinleştiğinde ortaya çıkacaktır.

10. İş aramak şimdiki yeni işiniz. Yeni bir iş bulmak düşündüğünüzden daha uzun sürebilir. Birçok insanın yeni bir iş bulması 6 ay veya daha fazla sürebiliyor. Siz bu süreyi daha az olarak düşünün. Bazı işler piyasadan kalkabilir, asla geri gelmez ve bu gerçekle yüzleşebilirsiniz. Bu sizin cesaretinizi kırmasın. Hatta en kötü ekonomide bile, iyi insanlar için her zaman iş olduğunu hatırlayın.

İş aramanın 5 sırrı

İş ararken size yol göstermek için pratik, faydalı bazı tavsiyeler:

1. İş ilişkisi kurduğunuz tüm kişileri bir yere not edin ve dağınık olan tüm kartvizitlerinizi bir araya getirin. Hepsine e-posta gönderin. Asla bilemezsiniz. Bazı şeyler bir fikri harekete geçirebilir.

2. İnternette, iş bulma sitelerine adınızı, e-postanızı ve iletişim bilgilerinizi yazın.

3. Statü ve maaşınıza bakmadan işsizlik avantajlarını kontrol edin. İş için gerekli nitelikleri olmayan birçok insan işe kabul edilebiliyor.

4. Patronunuza ve meslektaşlarınıza kendileriyle çalışmaktan çok hoşlandığınızı belirten teşekkür notu gönderin. Bu şekilde başka boş pozisyonlar için akılda kalan ilk isim olabilirsiniz.

5. Ne için iş aradığınızı, niyetinizin ne olduğunu yazın, listenizi oluşturun. Bunu her gün okuyun. Niyet çok güçlü bir enerjidir

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

2/4/2009 · Kategori: KARIYER VE ISDUNYASI

104 Adım Teorisi

Başarı için ne kadar çalışmak yeterlidir? Birçok insanın sorunu çalışmadan başarılı olmayı beklemektir. Aslında dünyanın bize sunduğu sorun daha derindir.

Çünkü çalışmak da bizi başarılı kılmaz. Çalışmanın da ölçüleri vardır. Kişisel gözlemlerim, bu gibi konularda insanların ölçülemez sıfatlarla çalışma işini tanımlamayı tercih ettiğini gösterdi.

"Hiç çalışmamak, tembellik yapmak, az çalışmak, biraz çalışmak, çalışmak ve çok çalışmak" ifadeleri insanların çalışma konusunda yaygın ölçüleriydi. Fakat bu ölçüler nesnel ölçüler değildi. Kişiden kişiye değişiyordu.

Ekip arkadaşlarımızdan Mehmet Önal, Yıldız Teknik Üniversitesi'ne Süleyman Demirel bir konuşma için geldiğinde, konferansın sonunda bir soru sormuş; "Bunca deneyiminizden sonra başarılı olmak için ne tavsiye edersiniz?" diye. Süleyman Demirel şöyle cevap vermiş. Kelimesi kelimesine dedikleri değil ama anlam olarak aktarıyorum. "Başarı büyük bir binanın çok dik merdivenine tırmanmaya benzer. En alt katta yukarı çıkmaya talip olan çok olur. Büyük bir kalabalık aşağıda sahanlıkta bekler. Çok az kişi birinci kata ulaşmak için gerekli çabayı gösterir ve yukarı doğru çıkar. Aşağıda bin kişi varsa, birinci katın sahanlığında en çok 20 kişi vardır. Bir üst kata ise en çok beş kişi çıkar. Çünkü merdiven iyice dikleşir... İlk sahanlıkta bekleyenler yeterli çabayı göstermezler. Aşağıda homurdanır ya da kendi aralarında eğlenir dururlar. Gözünü yukarıdan ayırmadan gayret edenlerse küçük yönetici azınlığın olduğu yere doğru yükselirler." Demirel'in sözlerinden yine başarı için ne kadar çalışmak gerektiğini çıkaramıyoruz; ama çoğunluktan daha çok çalışmak gerektiğini anlıyoruz.

Yine de soru açıkta kalıyor: Başarı için ne kadar çalışmak gerekiyor? Başarı için gerekli çalışma düzeyi nedir? Bu sorunun cevabını bulmak için ölçüm yapmak gerekiyor. Şimdi bu konudaki kişisel gözlemlerimi paylaşıyorum.

Aynı özel öğretmenden ders alan iki öğrenci var. Aynı sınava hazırlanıyorlar. Öğretmen, "bu sınavı kazanmak için günde yüz soruyu çözmek yeterli" diyor. Ortalama bir öğrenci 80 soruyu çözerek sınava hazırlanıyor. Öğrencilerden biri, öğretmenin dediğini yapıyor. Her gün 100 soru çözüyor. Diğeri ise 100 soruyla yetinmiyor ve her gün 104 soru çözüyor. Bunlar ilkokul öğrencileri ve ek olarak dört soru yapmak acıtıyor; zor geliyor; ama çocuk bu acıya katlanıyor. Sonuçlar açıklandığında öğretmenin teorisinin doğru olmadığı ortaya çıkıyor. Çünkü çocuklardan 104 soru yapan sınavı kazanıyor; ama günde 100 soru yapan kazanamıyor.

Dünya rekoru kıran sporcuların neredeyse tamamının ortak özelliği, en iyi sporcular günde 6 saat antrenman yapıyorsa, dünya rekoru kıranlar günde en az 7 saat çalışıyorlar.

Başarı için yapılması gereken 100 madde varsa, onları yapacağız; ayrıca dört madde daha yapacağız. Garantili bir sonuç, ölçülebilir gereklerin tamamından fazlasını yaptığımız zaman elde ediliyor.

Siyasi seçimlerde kim kazanacak söyleyeyim. Seçimi kazanmak için 100 şey yapılması gerekiyorsa, 104 şey yapan seçimi kazanacak. Eğer biri kalkıp 105 şey yaparsa o kazanacak. Ne var ki, çok insan yapılması gerekenlerin tamamını bitirip onun ötesine geçebiliyor.

 MELİH ARAT

m.arat@zaman.com.tr

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

26/1/2009 · Kategori: KARIYER VE ISDUNYASI

RESEPSİYON GÖREVLİSİ İKEN PATRON OLDU BARIŞ BATTAL

RESEPSİYON GÖREVLİSİ İKEN PATRON OLDU

 

BARIŞ BATTAL

 

Uşak'ta turizm sektörünün önemli isimlerinden, Atlas Jet Uşak Bölge Müdürü ve TÜRSAB İç Ege Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Barış Battal'ın resepsiyonluktan patronluğa uzanan başarı hikayesi yörede takdirle karşılanıyor.

İş hayatına otellerde resepsiyon görevlisi olarak başlayan Battal, Uşak'a turizmde yeni bir boyut kazandırarak uçak seferlerinin başlamasında önemli rol oynadı. Turizm alanında yaptığı çalışmalarla da ödüller alan Battal'ın en büyük hedefi ise uluslar arası arenada kendini göstermek.

İktisat fakültesini bitirdikten sonra turizm yörelerinde resepsiyonda çalışmaya başladığını söyleyen Battal, " Okulumu bitirdikten sonra turizmin canlı olduğu bölgelerdeki otellerde resepsiyon görevlisi olarak 2 yıl çalıştım. Daha sonra Uşak'a gelerek Uşak'taki otellerde iş buldum. Belirli bir sürede Uşak'ta ki otellerde resepsiyon görevlisi olarak çalıştım. 1998 yılına geldiğimde ise Uşak'ta turizm alanında bir eksiklik olduğunu gördüm. Bu nedenle Aşigo Tur ile turizm seyahat alanında sektöre girdim. Baba mesleğim tekstil üzerineydi. Ben tekstil alanında devam edemeyeceğime karar verdim. Çünkü babamın yaşadığı zorlukları biliyordum. İmalat şartları, güçlü bir sermaye ve kalifiye eleman sıkıntısı olan tekstile girmem yanlış olurdu. 2000 li yıllarda bilişim ve hizmet sektörünün gelişeceğini görüyordum. Bu nedenle turizm sektörüne girmem gerektiğine inandım. Turizm sektörüne girme nedenlerimden birisi de bu sektörde herkese hizmet verme imkanı var. ayrıca bu işe başlarken inanmam gerektiğimi düşündüm ve daima inandım.yapı olarak gelişen bir şehirdeyiz. Bu sektörden hayatımı idame ettireceğimi biliyordum. Ama bu işte en önemli erdem sabırdı. Ben sabırlarımı zorlayarak güzel günlere geldim" dedi.

İşe başlarken en büyük hedefinin zirve olduğunu dile getiren Battal, " Bu işe başlarken her zaman zirvede olmam gerektiğine inandım. Başlamamla beraber basamakları hızlı olarak çıkmaya başladık. 2005 yılında Uluslar arası hava Taşımacılık Birliği tarafından akreditasyonumuzun kabul edilmesi bizim dönüm noktamız oldu. Akreditasyonu kazanmak için 3 yıl hazırlık yaptık. Bu kazanımla birlikte bulunduğumuz bölgeden tüm dünya ülkelerinin havayolları şirketlerini görür olduk. Bir şekilde ihracatı gelişen Uşak'ta firmalarımıza bu şekilde lojistik destek sağlamış olduk" diye konuştu.

Geçmişte Uşak'ın en önemli sorunlarından birisinin kısa zamanda ulaşılabilme olduğunu ifade eden Battal, " Bu nedenle dana önce Türk Hava Yolları'nın 2000 yılında başlatıp devamlılığını sağlayamadığı uçak seferlerinin başlaması gerektiğini biliyorduk. Bu konu ile ilgili ciddi çalışmalar yürüttük. Havaalanının tekrar açılması için yerel yönetimlerimizden, sanayici ve iş adamlarımızdan, meslek örgütlerimizden, esnaf odalarımızdan ve Uşak insanımızdan destek aldık.Bu desteği devamlılığa çevirerek daha önce haftada 3 olan sefer sayısını 5 e çıkarttık. Bunun akabinde çalışmalarımız Platin dergisinin "Girişimci Anadolu" yarışmasında faaliyetlerimiz ve kombine bilet projesi ile bizi bölgesel kategoride birinci olarak onurlandırdı. Çalışmalarımızı Uşak halkı için günden güne ilerleteceğiz. Bizim için değişim sürekli gelişmektir. Sürekli gelişen dinamik bir süreçtedir. Çalışma hayatım boyunca öğrenmeye hep hazır oldum. Müşterilerimizin olumlu ve olumsuz düşünceleri bana yol gösterdi" şeklinde konuştu.

 

usak denge

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

15/1/2009 · Kategori: KARIYER VE ISDUNYASI

BANKALAR 2500 PERSONEL ALACAK


Küresel finans krizinin bankacılık sektöründeki etkisi sınırlı kaldı. Böylece bankalar 2500 personel daha alacak.

Türkiye'de aralarında otomotiv ve tekstil sektörü de olmak üzere birçok sektörden firmanın işçi çıkarmasına ve üretime ara vermesine yol açan küresel finans krizinin bankacılık sektöründeki etkisi sınırlı kaldı; hatta krizin ağırlaştığı Eylül'den beri 6 banka toplam 2,435 yeni personel aldı.

Bankaların büyük çoğunluğu bu dönemde çalışan sayısını korurken, aralarında Akbank, Tekstilbank ve Citibank'ın da olduğu az sayıda banka kriz döneminde personel azalttı. Bazı bankalar ise krize rağmen sınırlı da olsa eleman sayısında net bazda artış yaptı.

Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre Eylül 2008'de Türkiye'de toplam banka çalışanı sayısı 170,425'ti. Bu rakamın krizin ağırlığını hissettirdiği Eylül'den bu yana ne kadar değiştiği henüz açıklanmadı.

Ancak İş Bankası, Yapı Kredi Bankası, Halkbank ve Şekerbank gibi bankalarda örgütlü Banka ve Sigorta İşçileri Sendikası'nın (Basisen) Başkanı Metin Tiryakioğlu, krizin finans kökenli olmasına rağmen Türkiye'deki bankaları fazla vurmadığını ve şu aşamada Akbank dışında sektörde büyük ölçekli bir işten çıkarmanın olmadığını belirtti.

Bankacılık sektörünün 2001 yılında onbinlerce kişinin işten çıkartılması deneyiminden ders aldığını söyleyen Tiryakioğlu açıklamasında, "Ancak krizin bankaların çalışan sayısında yaratacağı etkiyi görmek için 2009'un ilk 5-6 ayını beklemek lazım. Reel sektördeki gelişmelere bağlı olarak çıkarmalar yaşanabilir. Özellikle bankaların gecikmiş alacaklarının belli bir oranın üzerinde büyümesi böyle bir olumsuzluk yaratabilir" dedi.

Bankalar arasında personel sayısındaki en büyük artış Halkbank ve İş Bankası'ndan geldi. Halkbank'tan yapılan açıklamaya göre, Eylül'den bugüne 1,670 kişilik yeni alım yapan banka, personel sayısını 12 Ocak itibarıyla 12,457'ye çıkardı. Banka, bu dönemde 10 yeni şube açarak toplam şube sayısını da 583'e çıkardı.

İş Bankası'ndan yapılan açıklamada, bankanın Eylül'de 20,313 olan çalışan sayısını 644 yeni personeli bünyesine katarak 13 Ocak'ta 20,957'ye yükselttiği belirtildi. Banka bu dönemde 48 yeni şube açarak toplam şube sayısını da 1,040'a çıkardı. İş Bankası 2009 yılında 80 şube daha açmayı planlıyor.

Bu yıl 300 yeni personeli daha bünyesine katacağını açıklayan Albaraka Türk ise Eylül ayından bu yana 6 yeni şube açarak, toplamda 100 şubeye ulaştı. Banka, personel sayısını da 1,748'den 1,796'ya yükseltti. Albaraka Türk'ün Reuters'a verdiği bilgiye göre bankanın 2009 yılında 15 yeni şube açıp 300 personel daha alması planlanıyor.

Şekerbank da kriz ortamında personel sayısını az da olsa artıran bir diğer banka oldu. Banka Eylül'de 4,050 olan çalışan sayısını 1 Ocak itibariyle 4,088'e yükseltti. Şekerbank'tan yapılan açıklamaya göre bankanın 2009 yılında 15 yeni şube daha açması planlanıyor.

Alternatifbank da çalışan sayısını Eylül-Ocak döneminde 995'ten 1,009'a çıkardı.

HSBC Türkiye'de Eylül ayında 7,141 olan çalışan sayısını 7,162'ye çıkardı. Banka, bu dönemde 15 yeni şube açarak toplamda 335 şubeye ulaştı.

Krizin Türkiye'de ağırlığını hissettirmeye başlamasıyla bankacılık sektöründe en büyük işten çıkarma performans değerlemesi ve emeklilik nedeniyle personel sayısını 613 kişi azaltma yoluna giden Akbank'ta yaşandı. Ancak sendikalar bunun 1,000 civarında olduğunu söylüyorlar.

Tekstilbank personel sayısını 116 kişi azaltırken, Citibank da 11 şubesini kapatarak 70 çalışanıyla yollarını ayırdı. Yapı Kredi Bankası ise 2009 için koyduğu 1000 şubeye ulaşma hedefini ertelediğini açıklamıştı.

kaynak:  stratejikboyut.com

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

15/1/2009 · Kategori: KARIYER VE ISDUNYASI

Bir Haftada Nasil İŞ Bulunur...

Bir Haftada Nasil İŞ Bulunur...

Sonraki işinizi bir haftada bulmayı ister misiniz? Hiç de hoşunuza gitmeyecek bir dizi iş arama sürecini bu sürede tamamlayabilirseniz, bunu başarabilirsiniz. Daha da iyisi birden fazla iş teklifini aynı anda alabilirsiniz. Böylece hoşunuza giden işi, öğrenme ve gelişim fırsatlarını, mantıklı ücreti ve iyi bir yöneticiyi seçme ihtimaliniz artar.

İşte iş arama takviminiz:

Pazartesi

Özgeçmişinizi yazın: Özgeçmişiniz bir-iki tane SYÇ içersin. Karşılaştığınız bir Sorun, bu soruna Yaklaşımınız ve olumlu Çözümünüz. Kendi alanınızdaki insanlardan yazının son hali için geri dönüş alın.

Kendinizi pazarlamak için çalışın: Çalışacağınız konuşmaların her biri neden iş aradığınızı, aradığınız işte ne hedeflediğinizi ve ne kadar iyi olduğunuzu açıklamalı. İşte size 10 saniyelik bir konuşma örneği: "Şirketimiz küçülmek zorunda kaldı. Bu yüzden başka bir şirkette aynı pozisyonda iş arıyorum. İş aramak zorunda kalacağım aklımın ucundan bile geçmezdi - her zaman performans değerlendirmelerinde yüksek puanlar alırdım. Ama ne yaparsınız işler böyle yürüyor." 30 ya da 60 saniyelik konuşmalarda nasıl bir iş aradığınızdan bahsedin ve saygınlığınızı artıracak kanıtlar sunun.

Salı

Birlikte çalışmayı isteyeceğiniz 25 işvereni belirleyin. Hedeflediğiniz sektörde küçük ve gelişmekte olan şirketlere odaklanın. Şirketler arasından ulaşım konusunda mantıklı uzaklıktakileri tercih edin. Büyük Internet sitelerindeki küçük firmaların iş ilanlarına bakın. Bunlar büyüme yolundaki işverenlerdir ve genellikle sürekli eleman ilanları olur.

E-posta ya da telefon yoluyla, arkadaş çevrenizden size iş bulmanızda yardımcı olabilecek 25 kişiye ulaşın. Onlara 10 ya da 30 saniyelik konuşmalarınızla yaklaşın ve "Listemdeki bu 25 şirketten birilerini tanıyor musun? Ya da başka alternatif söyleyebilir misin?" deyin. Eğer uygunsa irtibatınıza özgeçmişinizi ve kapak yazınızı gösterin ve sizinle kendinizi denemeniz için mülakat yapmalarını isteyin.

Çarşamba

Arkadaş çevrenizden gelen ipuçlarını takip edin ve kendi 25 firmalık listeniz dışındaki işverenlere ulaşın. Onlara 30 saniyelik konuşmanızla yaklaşın. Bu aşamadan sonra daha çok dinleyip daha az konuşun. İşverenin ihtiyaçları ile ilgili sorular sorun. Eğer bir fikriniz varsa zaman ve durumun gerektirdiği biçimde incelikli olarak teklif edin. Örneğin, "Sizi dinlerken farkettim ki, size A işini yaparak yardımcı olabilirim. Ne dersiniz?" Eğer görüştüğünüz kişiyi etkilerseniz bir ya da iki tane SYÇ örneğinizi anlatın.

Her 25 işverenin Web sitesini ziyaret edin. Hedefinizdeki pozisyonlara başvurun. Kapak yazınıza, eğer varsa referansınıza atıfta bulunarak başlayın. Ondan sonra işverenin aradığı özelliklerin hangilerine nasıl sahip olduğunuzu teker teker açıklayın. Hedefiniz, bir hafta içinde, herkese açık olan 10 tane iş ilanına başvurmuş olmak.

Perşembe, Cuma ve (gerekirse) Cumartesi

Eğer listenizdeki 25 firmanın sitesinde iş ilanı yoksa, yönetim kurulu başkanına hitaben bir e-posta gönderin. Burada bir örnek bulabilirsiniz:

"ABC firmasının küçülmesi sırasında işten çıkarılan, operasyon yönetimi konusunda başarılı bir yöneticiyim. Şirketiniz dikkatimi çekti, çünkü sizin çalıştığınız bu alanda tecrübeliyim. Sitenizde gördüğüm (detay ekleyin) özelliği/bilgisi hoşuma gitti. Aynı zamanda itiraf etmeliyim şirketiniz evime 10 dakika uzaklıkta. Ekte özgeçmişimi bulabilirsiniz. Sizinle ya da görevlendireceğiniz bir kişiyle görüşme ve size nasıl yardımım dokunabileceği konusunda bilgi paylaşma fırsatım olursa çok sevinirim."

Eğer bir hafta içinde irtibata geçtiğiniz kişilerden haber alamazsanız durumu takip edin. Eğer gerekiyorsa sesli mesaj bırakın ve "ABC firmasının küçülmesi sırasında işten çıkarılan, operasyon yönetimi konusunda çalışan bir yöneticiyim. Sizden haber alamadığım için meşgul olduğunuzu düşündüm. Anlıyorum. Ama bazen bazı şeyler arada kaynayabiliyor. Bu yüzden bir sefer de telefonla aramayı uygun gördüm. Eğer siz ya da yöneticilerinizden bir kişi benimle görüşmeyi ya da nereye yönelebileceğim konusunda tavsiye vermeyi isterseniz, sizden gelecek bir mesaja minnettar kalırım. Telefon numaram (numarayı iki defa tekrarlayın). Teşekkürler." deyin.

İrtibata geçtiğiniz çoğu kişiden tekrar haber alamazsınız. Ama genelde en az bir yerden size bir şeyler ulaşır. İşverenlerden birisi işe alım yapmayı düşünmektedir ama konuyu düşünmeye zamanı olmamıştır. Sizin mesajınız böyle bir zamana denk gelmiş olabilir. Bazen bir işveren sizi inceler, teklifini yapar ve bununla işi bitirmeyi ister. Eğer böyle olursa bir haftalık yatırımınız ve çabanız çok daha fazlasıyla geri gelmiş demektir.

 alıntıdır...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

18/11/2008 · Kategori: KARIYER VE ISDUNYASI

İşe aldıran can alıcı cevap...

Bir iş için mülakata alındınız ve size cevabı yanlış ya da doğru olmayan bir soru sordular. Sadece göstereceğiniz refleks önemli. İşte o soru ve cevabı:

Japonya'da saygın bir firmada yönetim, işe girmek isteyenlere bir soru sormuş ve soruya uygun cevabı veren kişiyi de işe almışlar.

Sorunun ilginçliği bu sorunun doğru ya da yanlış cevabının olmaması...

Yağmur bulutları apaçık çok şiddetli bir fırtınanın gelmekte olduğunu söylüyor.

Karanlık yağmurlu bir gece, şimşekler çakıyor, gök gürlüyor, tam bir fırtına var ve siz arabanızla gece saat 02.00'da yoldasınız.

Genelde tek başınıza yolculuk yapıyorsunuz ve o akşam da öyle yaparak ıssız bir yolda ilerlemeye başladınız...

Arabanız iki kişilik. Ve ileride bir otobüs durağı görüyorsunuz.

Arabanızla otobüs duraklarının yanından geçerken oracıkta bekleyen insanlar sizi hep hüzünlendirmiştir oldum olası...

Çünkü otobüs durakları size geçmişinizi hatırlatmaktadır...

Ve işte o yağmurlu ve fırtınalı gecede otobüs durağına yaklaşınca 3 kişinin beklemekte olduğunu fark ettiniz.

Bunlardan; Birincisi bir doktor. Sizi daha önce geçirdiğiniz kalp krizinden kurtarmış.

İkinci kişi, çok yaşlı ve neredeyse ölmek üzere olan birisi.

Üçüncüsü ise, hayatınızın rüyası, her zaman tanışmak istediğiniz birisi...

Hava gittikçe kötüleşiyor ve arabanızda sadece bir kişilik yer var.

Böyle bir durumda siz olsaydınız ne yapardınız?

Hemen cevap vermeniz gerekmiyor. Düşünün unutmayın doğru ya da yanlış cevap yok. Sizin tercihin önemli sadece...

Görüşmeye girenlerin cevapları şöyle olmuş:

A) Hasta adamı en yakın hastaneye götürelim.

B) Doktor daha önce hayatımı kurtardığı için onu alırdım.

C) Manen düşünürsem tabii ki hasta adamı alırdım ama kendi geleceğimi ve hayatım için her zaman tanışmayı arzuladığım bu kadını arabaya alırdım.

 Görüşmeye katılanların yüzde 90'ı aynı cevabı vermiş; "Yaşlı adamı alırdım"

 Ama bir kişi farklı bir cevap vermiş ve o kişiyi işe almışlar...

İşte işe aldıran o cevap: Arabadan inip anahtarı doktora veririm, doktor benim hayatımı kurtardığı gibi yaşlı adamı da hastaneye yetiştirip hayatını kurtarabilir. Böylece ben de hayatımın insanıyla otobüs durağında baş başa kalır onu tanıma fırsatını yakalarım.

Bu çok düşünülmeyecek bir cevap değil ama insanoğlu bencildir ve hiç kimse arabasını vermeyi düşünememiş. Ya siz?


Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

25/9/2008 · Kategori: KARIYER VE ISDUNYASI

1 milyon üniversiteliye iş imkanı

Her üniversiteliye bir iş" sloganıyla yola çıkan secretcv.com, Akbank ana sponsorluğunda gerçekleştireceği son projesiyle bir milyondan fazla üniversite son sınıf öğrencisini Türkiye'nin önde gelen şirketleriyle buluşturacak.

İki ay sürmesi planlanan proje, 6 Ekim 2008’de İstanbul’daki üniversitelerle başlayacak ve 5 Aralık’ta Mersin ve İzmir’de sona erecek. AS Haber Ajansı’nın (asha) haberine göre “CV” doldurma merkezi olarak dizayn edilen iki ayrı midibüs, iki ayrı güzergahta 23 il, 45 üniversite ve 88 kampusu ziyaret edecek. Secretcv.com, yolculuğunun sonunda yaklaşık 1 milyon 100 bin öğrenciye ulaşarak tüm öğrencileri iş sahibi yapmayı hedefleyecek.

“Öğrenci – iş dünyası birleşiyor”

Secretcv.com’un sosyal sorumluluk bilinciyle hazırladığı proje, mezun olacak öğrencileri “yeni mezun” arayan Türkiye’nin en iyi firmalarıyla buluşturacak. Ayrıca Secretcv.com, öğrencilere İnternet ortamında “CV” hazırlama ve iş arama, iş görüşmelerinde neler yapılması gerektiği gibi birçok konuda danışmanlık edecek. Secretcv.com,  ayrıca 1., 2. ve 3. sınıf öğrencilerine staj imkanları oluşturmayı ve öğrencilerin geleceklerini profesyonel olarak yönetmelerine destek olmayı amaçlıyor.

“Destek bekliyoruz”

Akbank’ın ana sponsor olarak desteklediği projenin basın toplantısında konuşan Secretcv.com Genel Müdür Okan Tütüncü, Türkiye’de ilk kez üniversite son sınıf öğrencilerine yönelik bu kapsamda ve bir üniversite etkinliğinin yapılacağını ve iki ay gibi bir sürede 45 üniversite ve 88 kampus gezileceğini söyledi. Okan Tütüncü, “Bu anlamlı projede başta ana sponsorumuz Akbank olmak üzere tüm sponsorlarımıza bize verdikleri destek için teşekkür ediyoruz” dedi.
 
 “İstihdam için çalışıyoruz”

Akbank insan kaynaklarından sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Esra Bozkurt da konuşmasında bu kapsamda bir projeye destek vermekten duydukları mutluluğu getirdi. Bozkurt, “Akbank olarak her yıl yüzde 80’i yeni mezun olmak üzere yaklaşık 3 bin 500 kişiye faklı şehirlerde ve farklı pozisyonlarda istihdam sağlıyoruz. Bankamız standartlarına uygun adaylara tanışmamızı ya da çalışmamızı sağlayacak bu tip projelerin aynı zamanda doğru insanların doğru şirketlerle buluşmalarında önemli rol oynadıklarına inanıyoruz” diye konuştu.

“Sponsorlar ve iş portalı”
 
Akbank’ın ana sponsor olarak desteklediği projede Temsa Global resmi sponsor, Jacobs Kahve ve CVPlus Danışmanlık hizmet sponsorları, Vestel teknoloji sponsoru, Akşam ve Alem FM de medya sponsoru olarak yer alıyor.
 
2000 yılından bu yana “iş ve eleman aramanın en güvenilir yolu” sloganıyla faaliyet gösteren Secretcv.com eleman arayan firmalarla iş arayan adayları online ortamda bir araya getiren bir portal olarak tanınıyor. Sektöründe önemli bir yer tutan Secretcv.com 8 yıldır faaliyet gösteriyor. Portalın 9 bin 300 firma, 6 milyon 100 bin ferdi üyesi bulunuyor.

asha

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

23/9/2008 · Kategori: KARIYER VE ISDUNYASI

Organizasyon sektöründe iş fırsatı

Organizasyon sektöründe iş fırsatı

Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) ve Yaratıcı Etkinlikler Planlama ve Uygulama Derneği (YEPUD) işbirliğiyle Türkiye’de ilk kez ‘Etkinlik Yönetimi Sertifika Programı’ düzenleniyor. Lise ve üniversite mezunlarına yönelik olarak düzenlenen Beceri Kazandırma Programları kapsamında başlayacak program, 7 Ekim’de gerçekleştirilecek.
Organizasyon ve etkinlik sektörünün kendi profesyonellerini yetiştirmek adına attığı bir adım olan ‘Etkinlik Yönetimi Sertifika Programı’yla yetişmiş insan kaynağına duyulan ihtiyacın karşılanması hedefleniyor.

Türkiye’de organizasyon sektörünün bugüne kadar masa süslemek, şamdan ve çiçek seçmek, sandalye giydirmek olarak görüldüğünü belirten KM EVENT’in yöneticisi ve YEPUD Başkanı Meltem Beyazıt Tepeler, yurtdışında bunun ‘event manegar’ bilgisi isteyen bir iş kolu olduğuna dikkat çekiyor. Tepeler, ‘event manegar’ı da konsept ve uygulama bilgisinin eş zamanlı yürümesi olarak ifade ediyor.

Eğitim programında, haftada iki gün süreyle günde 3’er saatten toplam 72 saatlik eğitim, YEPUD şirketlerinde 120 saat staj yer alıyor. Boğaziçi Üniversitesi öğretim görevlileri ve YEPUD üyesi profesyoneller tarafından verilecek derslerin ardından, 3 saatlik sınavı başarıyla geçenler sertifikalarını almaya hak kazanacak.

Üniversite mezunlarının yanı sıra, lise mezunlarına da bir meslek edinme şansı verecek olan bu programla, organizasyon/etkinlik yönetimi alanında deneyimli uzmanların eğittiği yeni kuşak profesyonellerin sektörün gelişmesine katkıda bulunması hedefleniyor.
www.buyem.boun.edu.tr

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

17/7/2008 · Kategori: KARIYER VE ISDUNYASI

Geleceğe damga vuracak sektörler

İTO, TUSKON-MÜSİAD-ASKON-İGİAD gibi iş dünyasının önde gelen kuruluşları geleceğe dönük cazip sektörlerle ilgili iş dünyasını şimdiden yönlendirmeye başladılar.

Sanayici ve iş dünyası 2008 yılında eskisi gibi siyasetle yakından ilgilenmek yerine artık geleceğe damga vuracak sektörlere yönelmeye başladılar. Özellikle iş dünyasının önde gelen sivil toplum örgütleri artık sanayici ve işadamlarına yaptıkları tavsiyelerle belirli sektörleri tespit ederek bunlarla ilgili ayrıntılı rapor hazırlayıp "geleceğe damga vuracak " sektörleri tavsiye ediyorlar.. İTO, TUSKON-MÜSİAD-ASKON-İGİAD gibi iş dünyasının önde gelen kuruluşları geleceğe dönük cazip sektörlerle ilgili iş dünyasını şimdiden yönlendirmeye başladılar.

İTO BAŞKANI YALCINTAŞ: "TURİZM SEKTÖRÜ HALA CAZİP"

İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, özellikle turizm sektörünün hala cazibesini koruduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: ". Hızla gelişen turizm sektörümüz hâlâ önemli gelişme potansiyeli içermekte ve bu sahada nispeten kısa sürede çok daha ileri noktalara ulaşmak mümkün. "

Enerji fiyatlarının yükselmesi Türkiye'nin çevresinde yer alan ve avantajlı ticari ilişkilere sahip olduğumuz (Rusya, Azerbaycan, İran, Irak, Suudi Arabistan vb.) birçok ülkede önemli gelir artışına yol açtı. Ayrıca bu ülkelerde tüketim ve yatırım eğiliminde önemli artış potansiyeli oluştu. Türk ihracatçıları ve müteahhit firmaları bu fırsatları avantajlı bir şekilde değerlendirebilecek konumda. Bahis konusu ülkelerde biriken yatırım potansiyeli de uygun politikalarla Türkiye'ye yönlendirilebilir."

TUSKON BAŞKANI MERAL: "MADEN SEKTÖRÜ HALA BAKİR"

TUSKON Başkanı Rıza Nur Meral'de özellikle yenilenebilir kaynaklara dayalı enerji üretiminin cazibesini koruyacağına inandığını belirterek şunları kaydetti: "Yenilenebilir kaynaklara dayalı enerji üretimine dönük yatırım yapılabilir. Artan enerji talebi ve yükselen petrol ve doğal gaz fiyatları nedeni ile. İkinci sırada maden sektörü gelmektedir. Maden sektörü hala bakir bir alandır. Global talep artışı ve buna bağlı cevher fiyatlarındaki astronomik yükselişler yüzünden. Üçüncü olarak ise hizmetler sektörü geliyor. Turizm ve Sağlık branşları gibi. Bu sektörler krizlerden ve talepten etkilenmiyor. Dördüncü en cazip sektör ise mağazacılığın etkili olacağını düşünüyorum zira sanayiciler bir kuzudan ancak tek post çıkması nedeni ile aracıyı aradan çıkartmak istiyorlar. Son olarak da marka oluşturarak Franchising vermeye çalışmaya gayret edilmelidir. Özellilikle de gıda sektöründe ." 
 
MÜSİAD BAŞKANI VARDAN: "BİLGİSAYAR VE GENETİK BİLİM"

MÜSİAD Başkanı Ömer Cihad Vardan'da geleceğe dönük sektörlerle ilgili olarak yaptığı açıklamada bilgisayar ve genetik bilim sektörünün gözden kaçırılmaması gereken bir sektör olduğunu vurguladı. Vardan, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bugün en dinamik sektörler olan makine, bilgisayar, genetik bilimi, internet pazarlamacılığı, endüstri, çevre ve kimya gibi mühendislik alanlarının ve hizmet sektörünün de daha fazla ön plana çıkması beklenmektedir. Bilhassa dünyanın en büyük sorunlarından biri olan, enerji konusunda ülkenin kaynaklarının yeni teknolojilerle kullanılmasına imkan sağlayacak her türlü inovatif çalışmaya ihtiyaç vardır. " 

ASKON BAŞKANI KOCA: "ORGANİK TARIM GELECEK VAAT EDİYOR"

ASKON Başkanı Mustafa Koca'nın geleceğin sektörleri arasında ön plana aldığı sektör ise organik tarım. Koca, tarım sektöründe özellikle organik tarım ve ileri tarım teknolojileri için açık bir alan bulunduğunu ifa ederek "Gıda gelecek için en önemli sektörler arasında olmaya devam edecektir. Yeni ihtiyaçlara uygun üretimler cazibesini koruyacaktır."dedi. Öte yandan tekstil sektörünün de göz ardı edilmemesine de dikkat çeken Koca:" Tekstil sektörü

Büyük değişim ve başkalaşım ihtiyacı içerisinde olan sektör, ülkemizi için hala cazip konumda. Batıya göre halen olumlu rekabet koşullarımız var. İleri tekstil, akıllı tekstil çalışmaları için büyük bir pazar ve üretim imkanı bulunmaktadır."açıklamasını yaptı.        

İGİAD BAŞKANI ALKAN: "LOJİSTİK SEKTÖRÜ DE ÖNEMLİ"

İGİAD Başkanı Şükrü Alkan, Türkiye'nin jeo-stratejik konumu itibariyle, üç büyük kıtanın ortasında ulaşım ve dağıtım hizmetleri için dünyanın lojistik merkezlerinden birisi olduğunun altını çizerek ". Son yıllarda taşımacılık hizmetlerine olan hızlı talep artışı, lojistik sektörünü sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en hızlı gelişen sektörlerinden birisi haline getirmiştir." Dedi. Alkan, lojistik sektöründe özellikle çevreye duyarlı araçların üretilmesiyle birlikte ulaşımın daha rahat ve sorunsuz olarak yapılacağına da dikkat çekti.

(dunya bülteni)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::